Sevgili okurlarım; Haziran ayında yayın hayatına başlayan Torbalı merkezli Ege Gazetesi kısa bir süre içerisinde büyümeye başladı. Bunların başında ilk olarak gazetemizin sahibi ve yöneticileri olan, Ömer Günaydın, Necmi Küçük ve Semih Canbeldek’i kutluyorum. Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik krize rağmen ellerini taşın altına koyarak gazete çıkardılar. Gazeteyi çıkartmak, yaşatmak ve büyütmek kolay değildir. Yılların gazetecisi olarak gazete çıkarmanın zorluğunu bilen biriyim ve bu arkadaşlarımı kutluyorum. Aynı zamanda gazete merkezinde çalışan Okan Diril’i, hep gülen yüzüyle içimizi ısıtan Cemil Zeybeker’i, üstadım Yaşar Ceylan’ı, değerli kardeşim Serkan Günbay’ı, yol arkadaşım Halit Güler’i, hanım kardeşlerimiz Servet Zeybek ve Aysel Güler’i de anmadan geçemeyeceğim. Hepsine saygılarımı sunuyorum. Yine Selçuk ve Tire bürolarımızda çalışan arkadaşlarımıza da selamlarımı göndermek istiyorum.
Artık gazeteci olmak kolay! Çünkü kültür seviyesi yükselen bir nesil bizi ne yapsın? Biz onlara göre gazeteciliği bilmeyen, alaylı olan gazetecileriz. Artık bizi küçümseyen muhabirler ve insanlar var. Biz haberciliği aktif bir şekilde yaparken, haberler metinlerimizdeki eksikliklerimizi haber merkezlerimiz tamamlardı. Şimdi Selçuk’ta Erol hocam, Tire’de Mehmet Arslan ve Nadir Uysal üstadım, Torbalı’da Yaşar Ceylan ağabeyim ile ben İrfan Uysal “sizin gazetecilikte işiniz bitti” diyenlere inat gazetecilik yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz.
Okuma, yazma kalitemiz düşük ve eksik olsa bile.
Bizlere “alaylı, habercilikten ne anlar” diyenlere haberlerimiz ile en iyi cevabı veriyoruz. Diyorum ya biz alaylıyız. Ama yeri geldiğinde bize “ağabey şu konuda yardımcı ol” diyorlar ve ağabeyleri üstatları oluyoruz. Laf sırası gelince biz alaylı gazeteciler için “iki kelimeyi bir araya getiremez” diyorlar. Yeri geldiğinde bizler hakkında ileri geri yazı yazarken oturup ince eleyip sık dokuyorlar. Bizler sizler gibi okullu değil alaylıyız. Yukarıda ismini kullandığım üstatlarım ve ben bulunduğumuz görev yerlerinde sizlerin yapabileceği haberin daha fazlasını yaparız. Sizler bu haberleri bulamazsınız çünkü bizler alaylıyız. Sizler okuyarak öğrendiniz bizler ise yaşayarak öğrendik. Kültürlü, bilgili ve okumuş olan gazetecilerden tek farkımız, bizler sizlere göre cahil gazeteciler olabiliriz. Bizler kalem ile haber yaptık, siz bilgili (bazı ukala) gazeteciler ise “kopyala yapıştır ve bilgisayar klavyesi” ile haber yapıyorsunuz.
Ama bizler alaylı gazetecileriz…
Unutmayın, sizler yokken Torbalı, Tire ve Selçuk ile birlikte Türkiye’nin diğer ilçelerinde de haberleri gazete okurlarına bizler yani “taşra muhabirleri” ulaştırıyordu.
Akıllı olun, bizleri gazetecilik konusunda küçük görmeyin. Bizler yeri gelir sizlerin giremediğiniz yerlere gireriz, haber yaparız. (Bu konuda yazı yazacak olan kişilere de cevap vereceğim, ne cevap vereceğimi de iyi biliyorum)
EGE GAZETESİ SEKTÖRÜ HAREKETLENDİRDİ
Sevgili, Torbalı, Selçuk ve Tire’de yaşayan okurlarımız. Ege Gazetesi ile ilçelerimize renk geldi mi, gelmedi mi? Ne dersiniz?
Torbalılılar, eskiden sadece Torbalı haberleri okurdunuz yerel gazetenizde. Tabi Torbalı’nın önemli haberleri sayılı olduğu için zorlama ile haberler üretilir, ürettilirdi…
Hatırlayalım dostlar, hatırlayalım…
Ege Gazetesi’nden önce yerel gazetelerin sayfa sayısı 12’yi geçmezdi. Ege Gazetesi’nden sonra gazeteler 14-16 ve hatta 18 sayfa yayımlanmaya başlamadı mı? Eskiyi hatırlayalım dostlar… Ege Gazetesi’nden önce zoraki Torbalı haberciliği ve Torbalı haberleri dayatması sizi hangi anlamsız-önemsiz haberleri okumak zorunda bırakıyordu?
Bir hatırlasanıza… “40 yıllık Bakkal, 25 yıllık kokoreççi…” başlıklı haberler size “Torbalı haberi” olarak dayatılmıyor muydu?
Ege Gazetesi ile polisiye-adli haberciliğe yeni bir soluk getirilmedi mi? Eskiden hangi gazete gece nöbetçi muhabir bırakırdı? Kim, hangi gazeteci sabaha kadar haber için tetikte beklerdi?
Daha o kadar çok sebep-sonuç sayabilirim ki size… Sakın beni yanlış anlamayın, ben diğer gazeteyi ve yaptığı işi kesinlikle küçümsemiyorum.
Elbette Torbalı’nın 13.yılına girmeye hazırlanan bir gazetesi olarak Büyük Torbalı Gazetesi ilçemiz için önemli bir değer. Temelinde gazetemizin ortakları Ömer Günaydın ile Necmi Küçük’ün de harcı bulunan bu gazete için kötü konuşamayız.
Kendilerinin de dediği gibi Büyük Torbalı bir okuldur. Bu okula öğrenci olarak giren Ömer Günaydın zamanı gelmiş o okulda öğretmenlik, müdürlük yapmıştır. Necmi Küçük de o okulda koordinatörlük yapmıştır.
Demem o ki, benim o gazeteyle alakalı bizim kurumumuza yakışmayan bir sözüm olamaz. Değerli okurlar, işte diyorum ya, Ege Gazetesi ile birlikte Torbalı’daki basında “tekel” ortadan kalktı. Basına rekabet geldi.
Basında “tekel” olmanın önemli sakıncaları vardır. Bu sakıncalardan kurtuldu Torbalı. Şimdi başka başka gazeteler de yayın hayatına başlıyor. Ne güzel?
Keşke Torbalı’da 10 tane yerel gazete olsa. 10 tanesi de günlük olarak yayımlansa. Torbalı’da 20 değil, 120 gazeteci arkadaşımız olsa. Yumruğumuzu bir yere vurduğumuzda oradan ses çıkartabilsek, ne güzel olur.
Gelelim Selçuk’a… Geçmişi hatırlayın Selçuklular… İlçenizde yayımlanan gazeteleri hatırlayın. Hepsi siyasi bir amaç için yayımlanmıyor muydu? Onun haberi, bunun fotoğrafı, şunun yorumu… Ne oldu o gazetelere? Hepsi bitti değil mi? Biter, evet biter. Gazete kurumlara değil halka mal olmalıdır. O gazeteler de halka mal olamadığı için bittiler. Şimdi Selçuk’ta 1.000 rakamına yaklaşan abone sayısı ile Ege Gazetesi tartışmasız bir güç oldu. Bu neyin sayesinde oldu? Sizlerin sayesinde. Bu gazetenin gerçek sahibi olan sizlerin sayesinde.
Tire’ye gelince… Tire’de yıllardır yayımlanan bir yerel gazete var. Peki, soruyorum size ey Tireliler? Bizden önce o gazetede ne kadar Tire haberi okuyordunuz? Tire’den daha çok Torbalı haberleri ile yayımlanmıyor muydu o gazete? Soruyorum size değerli Tireliler? Bizden önce, biz Tire’ye girmeden önce o gazete sizin elinize günün hangi saatinde ulaşıyordu? Daha önceyi karıştırmayalım… Şimdi saat kaçta geliyor? İşte, Ege Gazetesi farkı… İşte, çıta böyle yükseldi… Daha söyleyecek o kadar çok şey var ki… Ama ben söylemeyeyim. Üstadım söylesin… Yıllardır Tire’de gazetecilik yapan üstadım Mehmet Arslan diyor ki; “Tire’de yaşıyorum, yıllardır gazeteler ile çalıştım. Yerel anlamda düzenli gazete çıkaran tek kurum olarak Ege Gazetesi’ni gördüm. Show 94 radyosunda sunduğum programa 16 Kasım’dan itibaren her gün düzenli ve zamanında gelen yalnızca Ege Gazetesi’dir. Diğer gazeteler bazen geliyor, bazen gelmiyor. Ben kendi adıma gazeteciliğin zorluğunu bildiğim için başta İrfan Uysal’ı ve Ege Gazetesi ailesini kutluyorum”
Değerli okurlarım, bizi bilen biliyor. Bizim başardığımızı görenler şimdi bizi taklit etmek isteyeceklerdir. Ne güzel, ne iyi bir şey. Bütün kalbimle, açık yüreklilikle söylüyorum…
Keşke Torbalı’da, Tire’de, Selçuk’ta ve hatta Ege Gazetesi’nin yayımlanacağı diğer ilçelerde en az 10’ar tane günlük yerel gazete olsa. Keşke, keşke…




















