TORBALI’DA geçtiğimiz 07.01.2010 tarihinde CHP kongresi yapıldı. Diğer yerler gibi hiçbir olayın ve sürtüşmenin yaşanmadığı birlik ve beraberlik içinde ilçemize yakışır bir biçimde (birkaç konu haricinde) gerçekleşti.
Vatanımıza milletimize hayırlı olsun.
Birkaç konu haricinde dedim, istemeyerekte olsa onlara değineceğim CHP’nin dün kapısından içeri adım atanların hemen köşe kapma yarışında olduklarını gözlemledim.
Bazılarının da programda esameleri olmamasına rağmen sahnede görünerek rol kapmak meyilinde olduğunu maalesef üzüntüyle gördüm.
CHP diğer partilere benzemez…
Gel, su başında saf tut, otur partisi değil, rant partisi hiç değildir…
CHP, emek ve güç verenlerin partisidir.
Çünkü Cumhuriyet’le aynı tarihte kurulmuş, Cumhuriyet’le özleşmiştir.
Cumhuriyet, bu ulusa kolaydan gelmedi. Onun için önce ilkelerine sahip çıkacaksın, mücadele edeceksin, ancak ondan sonra köşe veya koltuk bekleyeceksin.
Dün gel, bugün otur… Nerede bu yoğurdun bolluğu?
CHP’nin tam elli üç yıllık sempatisi ile kırk yıllık üyesiyim, hala bir şey beklemedim… İstemedim, bilen varsa açıklamayan namerttir…
Gelmiş geçmiş il başkanları bilirler, “sen nefer gibisin” derler… Çünkü ben Cumhuriyet ve Atatürk sevdalısıyım. İmanı yüce Allah’tan, ilhamı da Atatürk’ten alıyorum.
Böyle neferliğimden de iftihar ediyorum.
Tuhafıma giden bazı şeyler var…
13.01.2010 tarihli Ege Gazetesi’nde Dr. İsmet Erken adıyla yazılan yazılar dikkatimi çekti. Yazarın kendisinin de değindiği gibi BTP ve Haydar Baş’ın İzmir sorumlusuymuş Dr. İsmet Erken…
18.01.2010 tarihli Ege Gazetesi’ne reklâm vermişler… Herkese vatandaşlık maaşı vereceklermiş. Oh be, ne güzel…
Kimin parasını kime veriyorsun kardeşim?
Günümüzde yok yaşlılık parası, yok işsizlik parası, nihayet herkese vatandaşlık parası…
Bu devletin sırtından asıl geçinenler var biliyor musunuz?
Malını, mülkünü, çoluk çocuğunun üzerine yaparak, altmış beş yaş maaşı alanlar var.
Formalite icabı ayrılan eşler var. Bir de Haydar Baş para verecek, ne ala memleket…
Maaş gelecek diye herkes kahve köşelerinde otursun. Geçmişte bir belediye başkanı iki döneminde de aşevi açmıştı. Aşevi, maaş evi değil, iş evi açın da vatandaş kendi ekmeğini kendisi kazansın. Hem de alın teriyle… Artı, yazılarınızda ve reklâmınızda hiç Cumhuriyet ve Atatürk kelimesine rastlayamadım.
İçimi sızlatan bir konu da 25.01.2010 tarihli Sözcü Gazetesi’nde yazar Ahmet Altan’ın asker düşmanı olduğundan bahsediliyor. Şu ruha bakın yahu…
Türk ulusunun dış düşmanlara karşı tek güvencesi TSK’dır. Her Türk evladının günü geldiğinde görev yaptığı, kutsal ocak dedikleri birliktir. Ne yazıktır ki böyle kutsal bir birliğe bile gölge düşürmek isteyenler var. Kanlarından şüphe etmek gerek.
Geçenlerde yargımızın sembolü Anayasa Mahkemesi’nin şanlı ordunuzun lehine verdiği karar beni yürekten sevindirdi. Bir Türk evladı ve şehit torunu olarak şanlı ordumuz ile iftihar etmişimdir. Hepimiz de ordumuzla iftihar etmeliyiz.
Çanakkale’de, Kurtuluş Savaş’ında, Kıbrıs’ta, daha nice yerlerde ordumuz memleketimizi savunmuştur. Yüce Allah TSK’yi hep muzaffer etsin.
Değerli okurlar, 22.01.2010 tarihli Yenigün Gazetesi’nde Sayın Süleyman Gençel’in yazısında Sayın Yüksel Çakmur’un yeniden CHP’ye döndüğünü öğrendim. Yüksel Çakmur, zaten hiçbir zaman CHP’den kopmamıştır. CHP’nin Yüksel Çakmur’a çok ihtiyacı var. Çakmur, İzmir’e büyük hizmetler vermiş efsane belediye başkanımızdır…
Örneğin, başkanlığı döneminde herkes karşı çıktı o Metro projesini başlattı. Mezbaha Bayraklı’da pislik yuvasıydı. Balık Hali öyle, Sebze Hali öyle, saymakla bitmez.
Buradan kendisine selam ve saygılarımı sunuyor, aramıza tekrar hoş geldiniz diyorum…
25.01.2010 tarihli Yenigün Gazetesi’nde yine Süleyman Gençel’in köşesinde Bornova CHP ilçe kongresinde Aziz Kocaoğlu’nun verdiği beyanat işlenmiş.
Kocaoğlu, “Kongreyi Genel Merkez veya MYK iptal ederse, bırakın CHP’yi belediye başkanlığından istifa ederim” diyor…
Lafa bakın yahu…
Sen CHP’den üstün müsün? Edersen et… CHP’nin içinde binlerce Aziz Kocaoğlu var… Örnek mi? Sayın Abdül Batur var, Sayın Cevat Durak var…
Sayın Aziz Kocaoğlu, seçimleri sizi mi kazandınız zannediyorsunuz? Asla…
İzmir halkı gâvur oldu, siyasi baskılar gördü ama AKP’den kurtulma yollarını buldu.
Bu yol CHP’ydi…
Öyle olmasaydı, Kemalpaşa, Seferihisar, Aliağa CHP der miydi?
Sayın başkan, bu kadar mağrurlanma. Kırk yıllık bir CHP’li olarak sesleniyorum, sen ben yok, CHP var…
25.01.2010 günü akşam TV haberlerinde Sayın Başbakan, “Diktatörlük CHP zamanında vardı” diyor…
Bana göre Atatürk ve İnönü’yü kastediyor…
Bu vatan nasıl kazanıldı biliyor musunuz? Kimse Atatürk’e ve İnönü’ye diktatör diyemez…
Yüce Allah ulusumuza sabır versin ve hayırlar getirsin.
Sevgili okurlarım, değinmek istediklerim şimdilik bunlardan ibaretti.
Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Her ne kadar sürç-ü lisan ettimse de affola…




















